Muhsin YAZICIOĞLU

1954-2009

1954 senesinin Aralık ayında, Sivas Şarkışla’da doğmuştur. Halit ve Fidan Yazıcıoğlu’nun dördüncü çocuğudur. Aile kökenlerinin Horasan’a dayandığı bilinmektedir. Yazıcıoğlu, ilkokulu kendi köyü olan Elmalı’da bitirmiş, ortaokul ve liseyi Şarkışla’da tamamlamıştır. Gençliği boyunca tarlalarda çalışmış, arkadaşları tarafından dürüst ve cesur olarak bilinen bir bozkır çocuğudur. Arkadaşlarıyla birlikte kurduğu “Bozkurtlar Çiftliği” hayalini gerçekleştirmek için 1971 yılında Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni kazanmıştır.

Siyasi hayata resmen girmeden önce lise yıllarında Şarkışla Genç Ülkücüler Teşkilatı’nda görev almış ve daha Sivas’tayken ülkücü hareketin lideri Alparslan Türkeş ile tanışma fırsatı bulmuştur. 1971 yılında Ankara’ya geldiğinde Ülkü Ocakları Derneği’nde genel başkanlık yapmıştır. Sonrasında derneğin kapatılması sebebiyle, 1978 yılında Konya’da “Ülkücü Gençlik Derneği” adıyla, kendi girişimleriyle yeniden bir dernek kurulmuş ve tekrar genel başkan olmuştur. Alparslan Türkeş’in talimatıyla gençler için kurulan eğitim ekibinde yer almıştır. 1977-1978 yılları arasında yayımlanan Hasret Dergisi’nde genel yayın yönetmenliği yapmıştır. Genel başkanlık yaptığı dönemde, ocakların idaresi güçlenmiş, dergi faaliyetleri artmıştır. Bu sebeple Ülkü Ocakları tarihinde hâlâ unutulmaz bir yeri vardır.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra yurtdışına kaçma tekliflerini geri çevirerek kendisi teslim olmuş, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasında idamla yargılanmış, beş buçuk senesi hücrede olmak üzere yedi buçuk sene Mamak Cezaevi’nde günler süren ağır işkencelere maruz kalmıştır. Tutuklu bulunduğu süre boyunca sürekli okuduğu ve yazdığı, Kur’an’ı defalarca hatmettiği anlatılır. “Üşüyorum” isimli meşhur şiirini de hapisteyken yazmıştır. 8 Nisan 1987’de hakkındaki tüm suçlamalardan beraat ederek hapisten çıkmıştır.

Cezaevinden çıktıktan sonra tutuklu kalan ülkücülerin ailelerine yardım için kurulan SOGEV’de başkanlık yapmıştır. Sonrasında vakıf, partiye devredilmiş, kendisi de 1988 yılında MÇP’de göreve başlamasıyla siyasete resmen girmiştir. Fakat parti içi dinamiklerin değişmesi, Muhsin Yazıcıoğlu başta olmak üzere hapisten çıkan ve kendilerine “Yusufiyeliler” diyen ülkücüler için fikir ayrılıklarını getirmiş, 1992 Temmuz’unda Yusufiyelilerin çıkardığı bağımsız bir dergi olan “Bizim Dergâh” yayınevinin muhalif ülkücü bir grup tarafından basılmasıyla Muhsin Yazıcıoğlu ve beş milletvekili arkadaşı, partiden istifasını açıklamıştır. Aynı sene 1 Ekim’de Nizam-ı Alem Ocaklarını, 6 Aralık’ta da Büyük Birlik Partisi’ni kurmuştur. 1991-1995-2007 yıllarında Sivas milletvekilliği yapmıştır.

25 Mart 2009 senesinde, Kahramanmaraş’tan Yozgat’a miting için giden helikopteri şüpheli bir şekilde düşmüş, yolculardan İHA muhabiri İsmail Güneş’in 112’yi aramasına rağmen enkaz uzun süre bulunamamıştır. O süreç tüm Türkiye gündeminde yakından takip edilmiş, “Üşüyorum” adlı şiiri televizyon programlarında okunmuştur. 48 saatin ardından yakındaki köylüler gönüllü olarak aramaya çıkmış ve enkaz onlar tarafından Keş Dağı’nda bulunmuştur. 28 Mart tarihinde BBP genel sekreteri Yalçın Topçu tarafından Muhsin Yazıcıoğlu ve helikopterdeki diğer yolcuların şehadeti açıklanmıştır. 31 Mart tarihinde Kocatepe Camii’sinde düzenlenen cenazesine her fikirden binlerce insan katılmış ve Türkiye tarihinin gördüğü en büyük cenaze törenlerinden biri gerçekleşmiştir. Vasiyeti üzerine Tacettin Dergâhı’na defnedilmiştir. Şehadetine sebep olan helikopter kazasının altındaki karanlık perde hala araştırılmaktadır.